
Hatay’ın en gözde mesire ve turistik yerlerinden diğer adı Defne olan Harbiye şelaleleri
Hatay’ın merkez ilçesi Defne sınırlarında bulunan Harbiye Şelalesi, Gezilip görülmesi gereken harika bir yer
Apollon ve Dafne efsanesine ev sahipliği yapan ve ‘Dafne’nin gözyaşları’ olarak değerlendirilen Hatay’ın Defne ilçesindeki 3000 yıllık Harbiye Şelaleleri
Binlerce yıllık ağaçların bulunduğu bölge aynı zamanda kanyon görüntüsüyle bölgenin önemli doğal güzellikleri arasında yer alıyor.
Platonun güneyinden fışkıran kaynaklar, şelaleler meydana getirdikten sonra Asi nehrine karışırlar.
Harbiye (Daphne) Şelalesi
Hatay’ın çağlayanlar bölgesi olan Harbiye, Antakya’ya 6 km uzaklıktadır. Vadinin güneyinden çıkan kaynaklar şelaleler oluşturduktan sonra Asi Nehri’ne kavuşur. Helenistik ve Roma dönemlerinde çağlayanlarıyla tanınan ve dünyaca ünlü bir sayfiye yeri olarak kullanılan Daphne, zengin halk kesimi tarafından yapılan çok sayıda köşkleri, tapınakları ve eğlence yerleriyle ünlüydü. İmparator Gallus döneminde Daphne eski ihtişamını kaybetmeye başlamıştır. Arap istilasından sonra da bir daha parlak dönemlerine dönememiştir. Günümüzde antik dönemden ayakta herhangi bir yapı kalmamıştır. Antakya’da ilk su getirilmesi İmparator Galigula’nın yardımı ile gerçekleşir. Asıl suyolu inşaası M.S.81-96 yılları arasında Antakya’da ikamet eden İmparator Trajan devrinde olur. M.S. 115 yılında meydana gelen büyük depremden sonra imparator, şehirde evler, halk hamamları; Dafne de ise Diana tapınağını yaptırır ve tahrip olan Antakya şehir sularını tamir ettirir. Bu zaman içerisinde de Dafne’den Antakya’ya su getirir. Dafnede tarihteki isimleri Katsalia, Pallas ve Saramanna kaynaklarından Antakya’ya çoğu zaman doğal kayaları oyarak yerde (Dere yatakları ve kot farkı olan yerlerde) su kemerleri (Aquaduct) inşa ederek tamamlanır. İmparator Trajan’dan sonra imparator olan Hadrien (129- 131) suyollarının tamirini yaptı M.S. 525-526 yıllarında meydana gelen büyük deprem sonrası yolla Imparator Justinyen tarafından tamir ettirilir. Bu suyolları M.S. 12 asra kadar aktif halde fonksiyonunu devam ettirir.
Günümüze bu su kemerlerinden birkaç parça ulaşabilmiştir:
1-Dermasta ile Esenbulak da bir aquaduct
2-Harbiye (Daphne)’nin doğusunda bulunan bir aquaduct
3-Antakya 2. mıntıkada aquaduct günümüzde köprü olarak kullanılmaktadır.
Harbiye Şelalesi Efsanesi
Harbiye şelalesinin en önemli özelliklerinden biri de yanlarında bulunan defne ağaçlarıdır. Efsaneye göre Zeus’un oğlu olan Işık tanrısı Apollon, ırmak kenarında gördüğü Daphne’ye ilk görüşte aşık olur ve onunla konuşmak ister. Fakat Daphne korkuyla ondan kaçmaya başlar. Apollon ise onu yakalamaya kararlıdır. Apollon, Daphane’yi yakalamak üzereyken birden durur ve ayağı ile yere vurarak toprak anaya sığınır. ‘’Ey toprak ana, beni ört, beni sakla ve beni koru.’’ Bu nun üzerine Daphne, odunlaşarak bir ağaca dönüşür. Apollon uğradığı hüznün ve yıkımın ardından ağacına sarılır ve o kabuk bağlamış gövdesine rağmen Daphne’nin kalbinin attığını duyar. “Defne, bundan sonra sen, Apollon’un kutsal ağacı olacaksın. O solmayan ve dökülmeyen yaprakların, başımın çelengi olacak. Değerli kahramanlar, savaşlarda zafere ulaşanlar, hep senin yapraklarınla alınlarını süsleyecekler. Şarkılarda, şiirlerde adımız yan yana geçecek.”
Harbiye’deki şelale böylece ortaya çıkar ve derler ki akan sular hala Daphne’nin gözyaşlarıdır
@seyyaherol / Erol Kara -
Yorumlar
Yorum Gönder